Dalton Atom Modeli, Özellikleri, Yanlışlıkları ve Eksiklikleri

Bu yazımızda Dalton Atom Modelinin açıklaması, özellikleri, modern atom modeliyle çelişen yanları, eksikliklere rağmen Dalton Atom modelini önemli kılan şeyler, Dalton Atom Modelinin yanlışları ve eksikleri hakkında bilgi vereceğiz.
Dalton Atom Modelinin Yanlışlıkları ve Eksiklikleri Nedir, Dalton Atom Modelini Açıklayınız, Dalton Atom Modelinin Modern Atom Modeliyle Çelişen Yanları, Eksikliklere Rağmen Dalton Atom Modelini Önemli Kılan Şey Nedir?

Dalton Atom Modeli, Özellikleri, Yanlışlıkları ve Eksiklikleri

Maddenin, tanecikli yapıda yani atomlardan oluşmuş olabileceği fikri, çok eskilere dayanmaktadır. Teos’ta doğmuş filozof Democritus (Demokritos), günümüzden yaklaşık iki bin beş yüz yıl kadar önce (M.Ö . 500. yıllar), bütün maddelerin bölünemeyen parçalardan oluştuğunu düşünmüştür. Maddedeki değişmelerin, bölünemeyen bu taneciklerin sayı, biçim ve dizilişlerindeki değişmeye bağlı olduğunu kabul etmiştir.

Atom hakkında ilk bilimsel kuram 1808 yılında John Dalton (Can Daltın) tarafından ortaya atılmıştır. Dalton kendi adıyla bilinen atom modelini, Sabit ve Katlı Oranlar Kanunlarının sentezi olan ”elementlerin bölünmeyen basit birimlerden oluştuğu” kuramından yola çıkarak ortaya koymuştur. İki element aralarında birden fazla bileşik oluşturduğunda elementlerden birinin sabit miktarıyla birleşen diğer elementin miktarları arasında küçük ve tam sayılarla ifade edilen katlı bir oran vardır.

Örneğin, CO VE CO2 bileşiklerinde 12 g karbon elementi ile birleşen oksijen miktarları sırasıyla 16 ve 32 g’dır. Her iki bileşikte karbon elementinin sabit miktarıyla birleşen oksijen elementi miktarları arasındaki oran 16/32= 1/2’dir. Benzer şekilde SO2 ve SO3 bileşiklerinde de kükürt elementinin sabit miktarıyla birleşen oksijen elementi miktarları arasında 32/48= 2/3 oranı vardır. Bu oranlar, elementlerin belirli ve tam birimler halinde birleştiklerini, yani maddenin belirli birimlerden oluştuğunu gösterir.

CO-CO2, NO-NO2, CUCI-CUCI2, FEBR2-FEBR3 vb. pek çok bileşiğin Katlı Oranlar Kanunu’na uyduğunun deneysel olarak gösterilmesi, bileşiklerin element atomlarının belirli oranlarda birleşmesiyle olduğu düşüncesini, diğer bir ifadeyle Dalton’ın atam modelini destekler.

Dalton Atom Modeli

  • Madde çok küçük, bölünemez, yok edilemez atomlardan oluşur.
  • Fiziksel ve kimyasal değişmelerde atomlar, varlıklarını korur. Parçalanamaz ya da yeniden oluşturulamaz.
  • Aynı elementin atomları büyüklük, biçim, kütle ve daha başka özellikleri bakımından birbirinin aynısıdır. Ancak bir elementin atomları, diğer elementlerin atomlarından farklıdır.
  • Kimyasal olaylar atomların birleşmesi ya da ayrılmasının sonucudur. Atomlar birleşerek molekülleri oluşturur. Bu bileşiğin molekülleri, tamamen birbirinin aynıdır. Bileşiği oluşturan atomlar arasında küçük ve tam sayılarla ifade edilebilen sabit bir oran vardır.

Dalton Atom Modelinin Yanlışları ve Eksikleri

Dalton’ın bazı noktalarda yanıldığı, daha sonra Modern Atom Kuramı ile kanıtlandı. Örneğin, Dalton, aynı element atomlarının farklı kütlelerde olabileceğini, bölünemeyeceğini ve dolayısıyla aynı madde moleküllerinin birbirinden fiziksel olarak farklılık gösterebileceğini gözden kaçırdı. Ancak kısaca sözü edilen aksaklıklara rağmen bu kuram; çağı için oldukça modern, bilimsel verilere dayalı ve akılda kalıcı bir kuramdır.

Bakır (II) klorür çözelti içinde artı yüklü bakır ve eksi yüklü klorür iyonlarına ayrılır. Elektroliz olyında bakır (II) klorür çözeltisinden elektrik akımının geçişi bu iyonlarla sağlanır. Çözelti içinde iyonların varlığı atomların elektriksel yapıda olduğunu gösterir. Zaten iyonlar artı yada eksi yüklü olması, atomların elektron alıp vermesiyle gerçekleşir.

Dalton, atomun yapısında artık ve eksi yüklerin varlığını sezememiştir. Bu durum Dalton’ın atom modelinin bir eksiğidir.

M.Faraday, 1834’te, kimyasal bileşiklerin sulu çözeltilerden elektrik akımı geçirerek kimyasal yapıda değişiklik sağlandığını göstermiş ve maddenin elektriksel yapısı hakkında ipuçları elde etmiştir. Faraday zamanında, elektriğin bir elektron akışı olduğu bilinmediğinden elektrolizle ilgili bilgiler, atomların varlığına kanıt olarak kullanılamamıştır.

Yazımızı arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.